HAMİLELİĞİN KAÇINCI HAFTASINDA DOĞUM OLUR?

GEBELİĞİN (HAMİLELİĞİN) KAÇINCI HAFTASINDA DOĞUM OLUR?
Normal doğum kaçıncı haftada gerçekleşir?
Hamileliğin kaç haftalık, kaç günlük (kaç aylık) olduğunu hesaplarken son görülen adetin ilk günündeki tarihten itibaren hesaplanır. Son adete göre yapılan hesplamaya göre hamilelik ortalama 40 hafta yani 280 gün (9 ay 10 gün) sürer. Hamilelik haftanızı son adetinize göre otomatik hesaplamak için buraya tıklayın. Ancak her gebelik tam kırkıncı haftada doğumla sonuçlanmaz. Bazı gebeliklerde 1 veya en fazla 2 hafta kadar gecikme yaşanabilir, bu durumda doğum 41. – 42. haftaları bulabilir. Buna günü geçmek, geç doğum, günaşımı gibi isimler verilir. Bazı hanileliklerde ise ise 40 haftadan önce doğum başlayabilir. Normal doğumların büyük bir kısmı 37-40 hafta arasında gerçekleşir. Bu zaman aralığında gerçekleşmesi normaldir, tam 40 hafta olması gerekmez. Ancak 37 haftadan önce doğum gerçekleşmesine erken doğum (preterm) adı verilir.

DOĞUMUN EVRELERİ

DOĞUMUN EVRELERİ
Gebeliğin başlaması ile birlikte uterusta bir sessizlik fazı başlar, bu evrede sadece servikste yumuşama görülür ancak uterin kontraksiyonlar görülmez. Gebeliğin son aylarında hazırlık (aktivasyon) fazı denilen dönem başlar, bu dönemde uterus doğumda gerekecek olan kasılmalara kendini hazırlar. Kasılma ile ilgili reseptörler artar, servikste olgunlaşma meydana gelir. Daha sonra doğum fazı denen üçüncü faz başlar, aşağıda anlatılan doğumun 3 evresi bu faz içerisinde yer alır. Son faz bebek ve plasentanın doğumundan sonra başlayan puerperium fazıdır, bu fazda uterus ve serviks yenilenerek gebelik öncesi haline kavuşur. Bu 4 faza parturisyon fazları adı verilir.

Aşağıda anlatılan doğumun 3 evresi parturisyonun üçüncü fazı yani doğum fazı içerisinde gerçekleşir.

DOĞUMUN 1. EVRESİ
Gebelik boyunca kapalı olan rahim ağzının kasılmaların yardımıyla tam açılmasına (10 cm) kadar
geçen süredir. Bu evre doğumun en uzun evresidir (yaklaşık 8-10 saat).

Bu dönem pasif ve aktif dönem olarak ikiye ayrılır.
Pasif dönem: Doğumun ve birinci evrenin en uzun süren dönemdir. Bu dönemde ağrılar seyrek ve daha hafiftir. Bu dönem ilk doğumu olan gebelerde daha uzun sürer. Birkaç saatten bir iki güne kadar sürebilir.
Aktif dönem: Rahim ağzı yaklaşık 3 cm açıklığa ulaştıktan sonra başlayan dönemdir. Bu dönemi kadın, ağrılarının sıklaşmaya ve şiddetinin artmaya başlamasıyla fark eder. Bu dönemde ağrılar yaklaşık 5 dakikada bir gelecek kadar sıklaşır.

DOĞUMUN 2. EVRESİ
Rahim ağzının tam açılmasından bebeğin doğumuna kadar geçen süredir. Bu süre ilk doğumlarda ortalama 50 dakika, sonraki doğumlarda ortalama 20 dakika kadar sürer. İlk doğumlarda 2 saati, sonraki doğumlarda 1 saati geçmesi anormal kabul edilir, spinal anestezi uygulanmışsa bu süreler 3 saat ve 2 saat olacak şekilde sınır alınır. Doğumun ikinci evresinde bebeğin inişini ve doğumunu kolaylaştırmak için annenin ıkınması teşvik edilir.

Ikınma Tekniği: Ikıntılı ağrılarda ağrının en güçlü olduğu sırada gebe kadın derin bir nefes alarak bu havayı dışarı vermeden ağzını kapatarak kuvvetle ıkınır. Ikınırken kalça ve bel “C” pozisyonunda, çeneyi göğse dayayarak tüm gücüyle makatına doğru ıkınarak bebeği iter. Ikınma ağrı boyunca devam etmeli, ağrı geçince ıkınmamalı ve gevşemelidir. Bebeğin başı doğarken gebeye ıkınmaması söylenir, ancak ıkınma hissi devam etmektedir. Ikınmayı önlemek için ağız açılarak kuvvetli bir şekilde kısa nefesler alıp verilir. Doğumda ıkınma teknikleri ile ilgili ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Bebek doğduktan sonra 2-3 cm’lik mesafeden göbek klempi takılır, göbek kesilir ve eğer uygunsa emzirmesi için anneye verilir. Bebeğe ve anneye kimlik tesbiti için kol bantları takılır, bebeğin ayak izi alınır. Bu esnada annelerde üşüme ve titreme olabilir, bu durum normaldir, birkaç dakika içinde geçer.

DOĞUMUN 3. EVRESİ
Bebeğin doğmasından sonra plasentanın doğmasına kadar geçen süredir. Genellikle bebek doğduktan 5-10 dakika sonra plasenta da ayrılır ve çıkar ancak bu süre 30 dakikjaya kadar sürebilir Plasenta çıktıktan sonra tam olup olmadığı kontrol edilir. Rahim içinde plasenta parçası kalırsa kanama ve enfeksiyona sebep olur. Kesi yapılmışsa dikişi yapılır. Genellikle anneler bu evrede büyük bir rahatlık, mutluluk ve yorgunluk hissederler. Daha sonra annenin temizliği ve kanama kontrolü yapılır ve odasına çıkarılır. İlk birkaç saat kanama kontrolü, tansiyonu, nabzı ve diğer bulgularına bakılır. Bu esnada doğumhanede bebeğini emzirememişse odasında bebeğini sevebilir ve emzirebilir.

AMNİYOTOMİ (SU KESESİNİN AÇILMASI)

AMNİYOTOMİ (SU KESESİNİN AÇILMASI)
Doğum yapacak hastada su kesesinin doktor tarafından açılması işlemine amniyotomi denir. Böylelikle bebeğin gebelik süresince içinde yüzdüğü amniyon sıvısı boşaltılır. Doktor muayene sırasında çubuk şeklinde bir aletle su kesesini açar ve bu sırada hasta herhangi birşey hissetmez.
Amniyotomi doğumu hızlandırmak ve amniyon sıvısının niteliğini öğrenmek için yapılır. Amniyon sıvısı çoğunlukla berrak izlenir fakat bebeğin mekonyum çıkardığı (kakasını yaptığı) durumlarda sarı-kahverengi renkte (mekonyumlu) izlenebilir.